Balık Çiftliklerinin Çevre ve İnsan Sağlığına Etkileri Anlatıldı

Mersin Barosu öncülüğünde, sivil toplum örgütleri işbirliğinde ‘Balık çiftliklerinin insan sağlığına etkileri’ konulu konferans düzenlendi.

Prof. Dr. Ali Osman Karababa ve Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül’ün sunumuyla, Mersin Barosu Gökdelen Hizmet Biriminde gerçekleşen seminerin açılış konuşmasını yapan Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Mersin Barosu olarak sivil toplum örgütleriyle birlikte Mersin çevresinde yaşanan olumsuz yapılaşmalara karşı ilk etkinliği düzenlediklerini söyledi. Yeşilboğaz, ‘Bundan sonra ortak çalışmalarımız devam edecektir. Çevre sorunlarını hep birlikte masaya yatıracağız. Önümüzde bir yerel seçim var. Panelimize 3 partinin büyükşehir belediye başkan adaylarını fikirlerini almak için davet ettim. Kamuoyunu aydınlatmak üzere bu tür sempozyumlar düzenleyeceğiz’ dedi.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Sinan Can ise balık çiftlikleri konusunun Mersin’i son yıllarda yoğun bir şekilde meşgul eden, sivil toplum kuruluşlarıyla, uzmanlarla birlikte tartışılan ve buna karşı olan bir duruş sergilenen önemli konulardan birisi olduğunu söyledi. Balık çiftlikleri konusunun birçok yönü olan, çok geniş kapsamlı bir konu olduğunu belirten Can, ‘Çevresel, sağlık, bürokratik, kamusal yönü olan ciddi yatırımlardan birisidir. 2008 yılında bu süreç Mersin gündemine geldiği zaman, Mersin’de yer alan STK’lar, siyasal aktörler, kurum ve kuruluşlar, bu yatırımlara karşı bir takım karşı çıkışlarla, belirli bir ortak paydada buluşarak bunlara karşı bir ön cephe alma noktasında bir araya geldiler. En önemli nokta ise Mersin’in o dönemki milletvekillerinin içerisinde yer aldığı bir ortak mutabakat ile Mersin’de bunun planlanmaması, kentin turizm kenti olması konusunda ciddi anlamda bir ortak paydada buluştular ve o dönemde gerçekleştirilen bu kamusal duruş, Mersin’de 2008 yılında birtakım balık çiftlikleri projelerinin yapılmasına engel olmuştur. Bir anda iptal edildi diye bir söylentisi çıktı fakat bu bir yanılsamaydı. Çünkü yaklaşık 10 yıl sonra tekrar Mersin gündemine gelen balık çiftliklerinin Mersin’de yapılacağı, bunun hem bürokrasi hem de ekonomik anlamda Türkiye’ye katma değer sağlayacağı konusunda bir yargı vardı’ ifadelerini kullandı.

Balık çiftliklerinin çevresel, doğal, ekolojik yanı olduğunu belirten Can, ‘Fakat şu adımdan sonra önümüze daha farklı olan bir sürecin olduğunu görmek, kent ve çevre hakkı mücadelesinin ikinci aşamasına geçtiğimizi söyleyebiliriz. Bunun

aşaması bürokratik ve ekonomik olan aşamadır, çevre hukuku aşamasıdır. Bürokratik ve çevre hukuku noktası aşılmadığı sürece bu tür projeler Mersin kamuoyuna gelecektir. Mersin kentinde, Mersin’de yaşayan insanların sesi olabilecek ve onların kararlarıyla birlikte ortaya koyabilecek bir kalkınmanın öngörülmesi gerektiği kanısındayız. O kalkınma gerçekleştirilecektir. Kalkınma gereklidir ama biz kalkınmayı sürdürülebilir bir kalkınma çerçevesinde değerlendiren, çevreyi ve ekolojiyi de içine alabilecek dengeli bir kalkınmanın gerçekleştirilmesi taraftarıyız. Şu anda yatırımlar gerçekleştiriliyor. Fakat daha fazla yatırım yapılmaması noktasında önleyici tedbirleri şimdiden almamız gerektiği kanısındayım’ diye konuştu.

Daha sonra Prof. Dr. Ali Osman Karababa ve Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül, balık çiftliklerinin çevreye ve insan sağlığına zararları hakkında sunum yaparak katılımcıları bilgilendirdi. – MERSİN

Bir önceki yazımız olan Mersin Çiftlik Balıklarında Genetik Değişim Tartışması başlıklı makalemizde Ali Osman, Anamur ve Çiftlik hakkında bilgiler verilmektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.